REFARANDUM HAKKINDA BİR ANALİZ
Değerli dostlar, değerli bir hukukçu olan Sayın Lütfullah Önder'in Refarandum hakkında yaptığı analizi faydanıza sunmak istiyorum...Sabırla ve ön yargısız olarak bu analizi okumanızı rica ediyorum...Hem siz kazanın hem ülkemiz kazansın. Kim neye evet diyor kim neye hayır diyor, açıkça bilinsin...
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ İLE TÜRKİYE NEREYE GİDİYOR? / AV. LÜFFULLAH ÖNDER
Türkiye daha demokratik bir ülke olacak mı?
Sayın Başbakan ve iktidar partisi üyeleri Anayasa değişik paketini millete anlatırken özetle; “bizi siz seçtiniz, biz sizin adınıza icraat yapıyoruz ama devletin bazı kurumları buna engel oluyor, bu anti demokratiktir. Milletin seçtiği insanlara, atanmış olanlar iş yaptırmıyor, buna son vermek için evet deyin” diyorlar
Demokrasi milletin kendi kendini yönetmesidir, yani egemenliğin (yönetim gücünün) millete ait olmasıdır. Peki milletin egemenliği demek sadece iktidarın seçimle iş başına gelmesi mi demektir?
Kuşkusuz ki Hayır !
Gönderen:
ugurk Tarih: 06.09.2010 Saat: 22:50 (23 okuma)
ALLAH’IM, SEN AFFI SEVERSİN…
Üç aylar diye adlandırılan Recep, Şaban ve Ramazan aylarının sonuncusu olan Ramazanın ve son mübarek gecesi olan Kadir gecesine erişmiş bulunmaktayız. Bu gece adına özel bir sure indirilen mübarek Kadir gecesidir.
Peygamber’imiz (sav) buyuruyor ki: “Kim Ramazanın yirmi yedinci gecesini sabaha kadar ibadet ile geçirirse, bu benim nezdimde bütün Ramazan geceleri yapılan gece ibadetinin hepsinden daha sevimlidir.”
Hz. Fatıma «Babacığıma geceyi ibadet ile geçirecek gücü olmayan kadın ve erkekler ne yapsın” diye sordu.
Gönderen:
ugurk Tarih: 05.09.2010 Saat: 08:41 (8 okuma)
ELVEDA YA ŞEHR-İ RAMAZAN
Her yıl Ramazan ayının başlangıcında “hoş geldin ey şehr-i Ramazan” övgüleriyle karşılanan ve göz açıp kapayıncaya kadar çabuk geçen, rahmet ve bereket ayı; Ramazanın son günlerini yaşamaktayız. Son dönemeç hükmündeki son haftaya gelindiğinde; camilerde, meclislerde okunan naatlar, ilahiler, yerini hüzünlü sözlere bırakarak; “elveda ey şehr-i Ramazan” şekline dönüşür.
Koca Yunus’un; bir beytinde “Bildik gelenler geçtiler,gördük konanlar göçtüler” dediği gibi her gelenin bir gidişi, her konanın bir göçüşü olduğu gibi, her başlangıcın da bir sonu vardır. Ramazan da diğer zamanlar gibi gelmeye-gitmeye, başlamaya-bitmeye mahkumdur. Önemli olan geldiği ve konduğunda yapılacaklardır. Gittikten ve göçtükten sonraki pişmanlıklar bir fayda vermeyecektir.
Gönderen:
ugurk Tarih: 04.09.2010 Saat: 08:42 (10 okuma)
DİN BEZİRGANLARINA KANMAYIN, ALDANMAYIN!
Dünkü makalemizde referandum sürecinde türeyen din bezirganlarından bahsetmiş, evet demek dindarlığın, hayır demenin de sanki sapıklığın günahkarlığın göstergesi olarak dillendirilmeye başlanıldığını, böylelikle işin iyice cılkının çıktığını yazmıştık.
Yaşanan manzara budur ama bu duruma bir günde gelinmedi. Sıklıkla dile getirdiğim bir konu; “bizim toplumumuzun geldiği her konumda kanaat önderi olan zatların, hoca efendilerin rolü büyüktür” diye.
Gönderen:
ugurk Tarih: 03.09.2010 Saat: 08:53 (21 okuma)
KİM NEYE “EVET” DİYOR FARKINDA DEĞİL
Millet olarak öyle bir hal aldık ki; “bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete...”
Kim ne demiş, kim ne düşünmüş, kim neye nasıl tavır almış belli değil. Hele de bir referandum süreci yaşıyoruz ki; milletin tel tel dökülmesinin resmi görüntüsü halini almış vaziyette…
Gönderen:
ugurk Tarih: 02.09.2010 Saat: 08:24 (17 okuma)